MAYDANOZ

MAYDANOZ

Bilimsel adı petroselinum hortense ve petroselinum crispum olan, en çok Cezayir, Tunus ve İtalya’nın kuzeyinde yetişen maydanoz, apiaceae ailesindendir. İnsanoğlu tarafından en az 2,000 yıldan beri yetiştirilen maydanozun Türk kültüründe ayrı bir yeri vardır. Tarihte ilk olarak şifalı özelliklerinden faydalanmak için kullanılan bu bitki, yıllar içinde yemeklere ve salatalara katılan bir besin haline geldi.

Tropikal bir bitki olan maydanozu tohumdan yetiştirmek oldukça zordur. Bu bitki, büyüme döneminde bol güneş ve su ister. Maydanozun kökleri ve yaprakları özellikle Akdeniz ve Türk mutfağında yemeklerde kullanılır.

Bitkinin yeşil yaprakları baharat olarak ve tat vermek için yemeklerde ve salatalarda kullanılır. Köklerinden ve yapraklarından faydalanılan maydanozun kıvırcık ve düz yapraklı olmak üzere iki temel çeşidi vardır. Yumru maydanoz olarak bilinen türü ise sadece 300 yıl önce ilk kez Almanya’da üretilmiştir.

Maydanozun besin değeri oldukça yüksektir. Vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. A vitamini, K vitamini, C vitamini, E vitamini, B12, B6 ve niasin içeren maydanozda demir, magnezyum, manganez, fosfor, kalsiyum, potasyum ve çinko mineralleri de bulunur. Akdeniz kültüründe ve Avrupa’da pek çok söylencede, masallarda ve mitlerde adı geçen maydanozun insan sağlığına çok faydaları vardır.

Şeker hastalığı için şifadır.

Özellikle ülkemizde şeker hastalığının doğal ilacı olarak bilinen maydanozun, kandaki şeker oranını dengeleyerek şeker hastalığının semptomlarını giderdiği kanıtlanmıştır. Marmara Üniversitesi tarafından düzenlenen bir çalışmada, şeker hastalığı olan farelere bir ay boyunca maydanoz verilmiş, kan şekeri oranlarında belirgin bir düşüş saptanmıştır. Bu çalışma ile maydanozu düzenli olarak tüketerek şeker hastalığının kontrol altına alınabileceği görülmüştür. (1)

Romatoid artrit hastalığına iyi gelir.

C vitamini ve beta-karotenler içeren maydanozun vücuttaki iltihabı giderdiği ve romatoid artrit hastalığında yaşanan ağrıları azalttığı yapılan bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Aynı zamanda maydanoz, vücuttaki ürik asit oranını azaltarak vücudu temizleyen nadir bitkilerden biridir. Romatoid artrit tedavisinde çay gibi demlenerek tüketilir. Düzenli olarak maydanoz çayı içilirse romatoid artrit semptomlarıyla bağlantılı olduğu düşünülen ürik asitin vücutta birikmesi engellenir ve vücudumuz ürik asitten ve zararlı organizmalardan temizlenir.

Güçlü bir iltihap sökücüdür.

Akdeniz kültüründe geçmişte diş ağrılarının giderilmesinde, yaralarda, böcek ısırıklarında ve tahriş olmuş, iltihaplı cildin tedavisinde kullanılmış olan maydanoz iltihap giderici özelliktedir. Yapılan bilimsel çalışmaların sonuçlarına göre vücudun içindeki iltihabı giderir, karaciğeri temizler.

Kemik erimesini önler.

Maydanoz, kemiklerdeki kalsiyum oranının düşmesiyle ortaya çıkan kemik erimesi hastalığının bitkisel ilacıdır. En fazla kalsiyum içeren bitkilerden biridir, aynı zamanda yüksek oranda folik asit içerir. İçerdiği bu bileşenler sayesinde kemik erimesinin semptomlarını hafifletir, kemikleri ve dişleri güçlendirir.

Böbrekleri güçlendirir.

İdrar söktürücü bitkilerden biri olan maydanoz, böbrek iltihaplarını giderir ve böbreklerde taş oluşmasını önler. Özellikle maydanozun kökleri böbrek taşlarının düşürülmesinde etkilidir. Bitkinin kökleri kaynamış bir bardak suya eklenerek demlendikten sonra içilirse böbrekleri temizler ve güçlendirir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Maydanoz, bağışıklık sistemini güçlendiren mineraller ve antioksidanlar içerir. İçerdiği C vitamini, K vitamini, A vitamini, folik asit ve niasin gibi maddelerin her birinin bağışıklık sisteminde farklı rolleri vardır. Maydanoz bağışıklık sisteminin her alanında gerekli maddelerin hepsini bünyesinde barındıran mucizevî bir bitkidir. Özellikle yüksek orandaki klorofil içeriği ile vücuttaki zararlı bakterileri ve mantarları etkisiz hale getirerek bedenin daha dinç olmasını sağlar, metabolizmayı güçlendirir.